Ana Sayfa
  Sorularınızı buraya yazabilirsiniz...
  Sorularınızın cevaplarını buradan görebilirsiniz...
  Anketler
  Information
  FORUM
  Armagedon Nedir?
  Cehennemden Korkmalımısınız?
  “Çocuğuma Ne Oldu Böyle?”
  Çocuklara İhtiyaç Duydukları İlgiyi Göstermek
  Depresyon Kişiyi Nasıl Etkiler?
  En Büyük İsim
  Eski Âdetler Günümüz Meksikasında Hâlâ Sürüyor
  Eski Elyazmaları Nasıl Tarihlendiriliyor?
  Evkaristiya Ayinin Ardındaki Gerçekler
  Gençler Tehlikede
  Hakiki Dini Nasıl Bulabilirsiniz?
  Hayata Saygı
  Hayırseverlik Bir Çözüm mü?
  Hıv Açısından Taranmış Kan Güvenli Midir?
  İblis Kimdir?
  İnsanın Kendi Dinini Seçmesi Yanlış mı?
  İnsanlar Mutlu Bir Gelecek Sağlayabilir Mi?
  İsa Aralık Ayında mı doğdu?
  İsa Mesih Kimdir?
  İsa’nın Mucizeleri - Yaşanmış Olaylar mı Yoksa Mit mi?
  İsa’nın Yeryüzündeki Son Günlerini Yeniden Yaşamak
  Kadına Yönelik Şiddet Küresel Bir Sorun
  Kana saygı
  Karşılaştığımız Haksızlıklar Hakkında Tanrı Ne Hissediyor?
  Kocanın Reis Olması Aslında Ne Anlama Gelir?
  Kur'an da başörtüsü kelimesi geçmiyor !
  Kürtaj Kolay Bir Çözüm Değil
  Mukaddes Kitap: Tanrı'dan Bir Hediye
  Mukaddes Kitap Geleceği Bildiriyor mu?
  Müzik Tanrı’dan Bir Armağan
  Neden Birçok İnsan Karamsar?
  Neden İsa Mesih’e İnanalım?
  Neden Varız?
  Ölünce Bize Ne Oluyor?
  Ölümden Sonra Yaşam Var Mı?
  Ruhçuluktan Neden Sakınmalısınız?
  Sahte Dinin Sonu Yakın!
  Saul Isa’nin Takipcilerine Neden Zulmetti?
  Savaş ve Acılar Bir Gün Sona Erecek mi?
  Son Günler Neyin Son Günleri?
  Suçlar Kontrolden Çıktı Mı?
  Şiddete Başvurmak Her Zaman Yanlış mı?
  Tanrı Hakkındaki Hakikat Nedir?
  Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
  Tanrı Ciddi Günahları Bağışlar mı?
  Tanrı İlgisiz ve Duyarsız Biri mi?
  Tanrı Kimdir?
  Tanrı Kendisini Tanımamızı İstiyor
  Tanrı sevgiyse, kötülüğe neden izin veriyor?
  Tanrı Sizden Ne Bekliyor?
  Tanrı’nın İsteklerini Nasıl Öğrenebilirsiniz?
  Tanrı’nın Krallığı Nedir?
  Tanrı'nın Yeryüzüyle İlgili Amacı Nedir?
  Tanrı’nın Nefret Ettiği Davranışlar
  Tanrı’ya Dua ile Yaklaşmak
  Tanrı'ya Yaklaşabilir misiniz?
  Tanrı’yı Memnun Eden Aile Hayatı
  Tanrı’yı Memnun Etmeyen İnanç ve Âdetler
  Yaşadığınız Sorunlar Tanrı’dan Bir Ceza mı?
  Yaşamınızı kader mi yönlendiriyor?
  Yehova—Kimdir?
  Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
  Yeryüzü Bir Cennet Olacak mı?
  Uyanis!
  Kategoriler

Suçlar Kontrolden Çıktı Mı?
Suçlar Kontrolden Çıktı Mı?
▪ Akıl hastası bir öğrenci tepeden tırnağa silahlı bir halde okulundaki arkadaşlarını ve öğretmenlerini katlediyor.
▪ Küçük kızları kaçırılan ana baba büyük kedere boğuluyor.
▪ Bir genç sırf heyecan olsun diye birini öldürdüğünü ve cesedi arkadaşlarına gösterdiğini itiraf ediyor. Arkadaşları da bu sırrı haftalarca saklıyor.
▪ Bir cinsel sapık, çocukların nasıl ayartılabileceği konusunda internette diğer sübyancılarla tavsiye alışverişinde bulunuyor.
BUNLAR, şimdilerde haber olan dehşet verici suçlardan sadece birkaçı. Oturduğunuz semtte, özellikle de geceleri kendinizi güvende hissediyor musunuz? Size ya da ailenize karşı bir suç işlendi mi? Önceden nispeten güvenli görülen ülkelerde yaşayanlar da içinde olmak üzere dünya çapında milyonlarca insan, sürekli suç ve şiddet korkusuyla yaşadığını kabul ediyor. Şimdi çeşitli ülkelere kısaca göz atalım.
JAPONYA: Asia Times şöyle bildiriyor: “Japonya bir zamanlar dünyanın en güvenli ülkelerinden biriydi. . . . . Şimdi ise insanların önceden sahip olduğu güvenlik duygusu yok oluyor ve ulusal güvenliğin yerini suçlar ve küresel terörizm hakkındaki derin kaygı alıyor.”
LATİN AMERİKA: 2006’da yayımlanan bir habere göre Brezilya’daki önde gelen kişiler, São Paulo’da bir kent gerilla savaşı olacağını tahmin ediyor. Haftalarca ara ara meydana gelen şiddet olayları nedeniyle devlet başkanı ani bir kararla orduyu kentin sokaklarına yerleştirdi. Tiempos del Mundo gazetesinin bildirdiğine göre, Orta Amerika ve Meksika’da “en azından 50.000 gencin çete üyesi olması bölgedeki yetkilileri alarma geçirdi. . . . . El Salvador, Honduras ve Guatemala’da sadece 2005 yılında yaklaşık 15.000 kişi gençlerden oluşan çeteler tarafından öldürüldü.”
KANADA: USA Today gazetesi 2006’da şöyle bildirdi: “Suç uzmanları çetelerdeki korkutucu artışa işaret ediyor. . . . . Polis . . . . Toronto’da 73 sokak çetesi saptadı.” Aynı kaynağa göre Toronto polis şefi, yoğunlaşan kent çete kültürü sorununun basit bir şekilde çözülemeyeceğini kabul etti.
GÜNEY AFRİKA: Suçlar konusunda araştırma yapan Patrick Burton bir gazetede şöyle diyor: “Herhangi bir suçun mağduru olma korkusu, genç Güney Afrikalıların yaşamlarına her yönden nüfuz etmiş durumda” (Financial Mail). Gazeteye göre, korktukları suçlar arasında “silahlı soygun, araç gaspı ve banka soygunu gibi şiddet içeren suçlar” da bulunuyor.
FRANSA: Toplu konutlarda oturan birçok kişi her gün “tahrip edilmiş merdivenlerden çıkarken, riskli yerler haline gelen otoparklara girerken ve hava karardıktan sonra tehlikeli olan toplu taşıma araçlarını kullanırken” korkuya kapılıyor (Guardian Weekly).
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ: Organize çeteler suç oranlarının daha da artmasına yol açıyor. The New York Times gazetesindeki bir habere göre, polislerin yaptığı bir anket tek bir eyalette erkek ya da kız yaklaşık 17.000 gencin 700 kadar çeteden birine üye olduğunu gösterdi. Bu, çete üyelerinde sadece 4 yılda yaklaşık 10.000 kişilik bir artış olduğu anlamına geliyor.
BRİTANYA: Londra’da yayımlanan The Times gazetesi UNICEF’in çocuklar ve suçlar hakkındaki bir raporu hakkında şöyle diyor: “Vurularak öldürülen Britanyalı gençlerin sayısı giderek artıyor. . . . . Silahla suç işleyenlerin ve kurbanlarının yaşı giderek küçülüyor.” İngiltere ve Galler’deki hapishanelerin nüfusu neredeyse 80.000’e çıktı.
KENYA: Bir haberde, araçlarından yeterince hızlı inmeyen bir anne ile kızının gaspçılar tarafından işlek bir anayolun kenarında vurulduğu bildirildi. Kenya’nın başkenti Nairobi, araba gaspı, soygun ve şiddet içeren ev saldırıları da dahil her tür suçun yuvası haline geldi.
Suçlar kontrolden çıktı mı? Suçların asıl nedeni ne? İnsanların bir gün gerçek barış ve güvenlik içinde yaşayabileceklerini ümit etmek için bir temel var mı? Sonraki makalelerde bu sorular cevaplanacak.
 
 
Suç Sorunu Çözülebilir Mi?
“Araştırmalar gösteriyor ki, tekrar tekrar suç işleyenlerin çoğu, topluma karşı suç işlemeye devam edecek ve dolarlarla ölçülemeyen korkunç boyuttaki zararları hiç azalmadan devam edecek” (INSIDE THE CRIMINAL MIND, DR. STANTON E. SAMENOW).
NEREDE yaşıyor olursanız olun, her gün her yerde dehşet verici suçlar işleniyor. Bu yüzden şunları sormak yerindedir: Hapis gibi ağır cezaları içeren şu anki caydırıcı yöntemler işe yarıyor mu? Hapishaneler, suçluları ıslah ediyor mu? Daha da önemlisi toplum, suçların kökenindeki sebepler konusunda etkili bir şeyler yapıyor mu?
Dr. Stanton E. Samenow şu anki caydırıcı yöntemler hakkında şöyle yazıyor: “[Suç işleyen kişi] hapis yattıktan sonra daha akıllı ve daha tedbirli hale gelebilirse de başkalarını sömürmeye devam eder ve suç işler. İşlediği suçu tekrarlayan kişilerle ilgili istatistikler sadece, kişinin [tekrar] yakalanacak kadar dikkatsiz olup olmadığını göstermeye yarıyor.” Aslında hapishaneler suç işleyen kişilerin antisosyal becerilerini geliştirmesine istemeden yardım ederek onlar için okul görevi görebiliyor. (7. sayfadaki “‘Suç Okulları’ mı?” başlıklı çerçeveye bakın.)
Üstelik birçok suç cezasız kalıyor ve bunun sonucunda suçlular, suç işlemeye değdiği sonucuna varıyor. Bu da onların cesaretini ve kararlılığını artırabiliyor. Bir zamanlar, hikmetli bir yönetici şöyle yazmıştı: “Mademki kötü işe karşı hüküm çabuk yapılmıyor, âdem oğullarının yüreği bundan ötürü kötülük etmek için kendi içlerinde cesaret buluyor” (Vaiz 8:11).
 
Zorunluluktan İstedikleri İçin mi Suç İşliyorlar?
Suç işlemek, bazıları için hayatta kalmanın tek çaresi mi? Samenow şöyle diyor: “Yaşamlarına hâkim olan ezici yoksulluk, istikrarsızlık ve umutsuzluk karşısında suçluların suç işlemesinin neredeyse normal, hatta belki de mazur görülebilecek bir davranış olduğunu düşünürdüm.” Ancak yaptığı kapsamlı araştırmalar onun fikrini değiştirdi. Şöyle diyor: “Suç işlemeyi suçlular seçiyor. Suç işlemeye yol açan şey aslında . . . . [kişinin] içinde bulunduğu koşullar değil, düşünme tarzı.” Samenow şöyle ekliyor: “Davranışlar büyük ölçüde kişinin düşünce tarzının ürünüdür. Yapmadan önce, yaparken ve yaptıktan sonra davranışlarımız hakkında düşünürüz.” Bu nedenle o, suç işleyen kişileri kurban olarak görmektense “onların başkalarını kurban durumuna soktuğu ve yaşam tarzlarını kendi istekleriyle seçtikleri” sonucuna vardı.
Anahtar kelime “seçmek”tir. Britanya’da yayımlanan bir gazetede geçenlerde şöyle bir manşet yer aldı: “Daha İyi Bir Hayat İsteyen Şehirli Genç Erkekler Suç Alanında Kariyer Yapmayı Tercih Ediyor.” İnsanlar özgür iradeye sahiptir ve zor koşullarda yaşıyor olsalar bile izlemek istedikleri yolu seçebilirler. Şüphesiz milyonlarca kişi her gün sosyal adaletsizlik ve yoksullukla mücadele ediyor ya da iletişimin olmadığı ailelerde yaşıyor; fakat onlar birer suçlu haline gelmiyor. Samenow şöyle diyor: “Suçlara kötü çevre, yetersiz ana babalar . . . . ya da işsizlik değil, suç işleyen kişiler yol açıyor. Suç insanların zihninde barınır ve suçun işlenmesine sosyal koşullar yol açmaz.”
 
Suç İnsanın İçinde Başlar
Mukaddes Kitap kişinin koşullarına değil, içindeki insana dikkat çeker. Yakub 1:14, 15 şöyle der: “Herkes arzusunun kendisini ayartıp sürüklemesi sonucu sınanır. Arzu gebe kaldığında günah doğurur.” Bir kişi kötü düşünceler üzerinde düşündüğünde kötü arzular geliştirir. Bu da zararlı davranışlara yol açabilir. Örneğin pornografik görüntülere arada bir bakmak kişinin cinsel ilişkiyi saplantı haline getirmesine ve en sonunda, belki de suç işleyerek fantezilerini gerçekleştirmesine yol açabilir.
Dikkate alınması gereken bir diğer etken dünyanın kişisel çıkarlara, paraya, zevke ve arzuları hemen tatmin etmeye odaklanmış olmasıdır. Mukaddes Kitap zamanımız hakkında önceden şöyle demiştir: ‘Son günlerde insanlar, kendini seven, parayı seven, azgın, iyilik düşmanı, Tanrı yerine zevki seven kişiler olacaklar’ (2. Timoteos 3:1-5). Ne yazık ki dünya filmler, video oyunları, yayınlar ve kötü örnekler aracılığıyla tüm bu özellikleri körüklüyor ve bunun sonucunda daha çok suç işleniyor. Fakat bireyler olarak insanlar bu etkilere yenik düşmek zorunda değil. Aslında geçmişte bu etkilere yenik düşmüş olan bazıları bakış açılarını ve yaşam tarzlarını tamamen değiştirdiler.
 
İnsanlar Değişebilir!
Bir kişinin daha önce suç işlemiş olması her zaman bir suçlu olacağı anlamına gelmez. Inside the Criminal Mind (Suçlu Zihniyetinin İçyüzü) kitabına göre bir kişi suç işleyerek yaşamayı tercih edebildiği gibi, “bambaşka seçimler yapıp dürüst bir yaşam sürmeyi de öğrenebilir.”
Yaşananlar, her tür geçmişe sahip kişilerin değişebildiğini gösteriyor. Gerekli olan, kişinin tutumunu, güdülerini ve düşünce tarzını insanların değerlerine değil, Yaratıcımızın güvenilir standartlarına göre değiştirmek konusunda istekli olmasıdır. Sonuçta bizi Yaratıcımızdan daha iyi kim tanıyabilir? Üstelik Tanrı’nın insanlar için neyin iyi neyin kötü olduğuna karar verme hakkı yok mudur? O, standartlarını insanlara bildirmek için 40 kadar imanlı kişiye, bugün Mukaddes Kitap olarak bilinen eseri ilhamla kaleme aldırdı; hayranlık uyandıran bu kitap yerinde olarak, mutlu ve amaçlı bir yaşam kılavuzu diye adlandırılabilir (2. Timoteos 3:16, 17).
Günahkâr eğilimlerimize karşı koymamız gerektiğinden, Tanrı’yı memnun etmek için gerekli olan değişiklikleri yapmak kolay olmayabilir. Hatta bir Mukaddes Kitap yazarı içindeki çatışmayı ‘savaş’ olarak betimledi (Romalılar 7:21-25). O kendi gücüne değil, ilham edilmiş Sözü ‘canlı ve güçlü’ olan Tanrı’nın gücüne güvendiğinden bu mücadeleyi kazandı (İbraniler 4:12).
 
İyi “Beslenmenin” Verdiği Güç
Bedenimizin sağlıklı olabilmesi için besleyici gıdalar almamız gerekir. Ayrıca bu gıdalar iyice çiğnenip sindirilmelidir, ki bu zaman ve çaba ister. Benzer şekilde ruhen sağlıklı olmak için de, Tanrı’nın sözlerini ‘çiğnememiz’ ve böylece zihin ve yüreğimiz tarafından özümsenmesini sağlamamız gerek (Matta 4:4). Mukaddes Kitap şöyle der: “Gerçek olan ne varsa, ciddiye alınması gereken ne varsa, doğru olan ne varsa, saf ve temiz olan ne varsa, sevimli olan ne varsa, olumlu konuşulan ne varsa, erdemli ve övgüye değer olan ne varsa, onlar üzerinde düşünün. . . . . Barış Tanrısı sizinle olacaktır” (Filipililer 4:8, 9).
Kişiliğimizde değişiklik yapabilmek için Tanrı’nın düşünceleri ‘üzerinde düşünmeye’ devam etmeliyiz. Ruhi ilerleme bir anda olmadığından sabır gereklidir (Koloseliler 1:9, 10; 3:8-10).
Çocukken cinsel tacize uğrayan, sonra uyuşturucu, alkol ve tütün kullanmaya başlayan ve şu anda çeşitli suçlardan hapiste yatan bir kadının örneğini görelim. O hapisteyken Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı incelemeye başladı ve öğrendiği hakikatleri uyguladı. Peki sonuç ne oldu? Eski kişiliği yavaş yavaş, İsa Mesih’inkine benzer yeni kişiliğe dönüşmeye başladı. O artık zararlı düşünce tarzının ve alışkanlıkların kölesi değil. Mukaddes Kitaptaki en sevdiği ayetlerden biri olan 2. Korintoslular 3:17’de şöyle yazıyor: “Yehova Ruhtur; Yehova’nın ruhu neredeyse özgürlük oradadır.” Evet, o her ne kadar hapiste olsa da daha önce hiç tatmadığı bir özgürlüğe sahip.
 
Tanrı Merhametlidir
Yehova Tanrı hiç kimseyi peşin hükümle umutsuz vaka olarak görmez. Tanrı’nın gönderdiği İsa Mesih şöyle dedi: “Ben doğru kişileri değil, günahkârları tövbeye çağırmaya geldim” (Luka 5:32). Mukaddes Kitap standartlarına göre yaşamak üzere değişiklikler yapmanın zor olabildiği doğrudur. Fakat sabırlı olanlar ve manevi değerlere önem veren İsa’nın takipçilerinin sevgi dolu desteğini de içeren Tanrısal yardımdan yararlananlar başarılı olur (Luka 11:9-13; Galatyalılar 5:22, 23). Bu amaçla Yehova’nın Şahitleri çeşitli suçlar işlemiş samimi kişilerle Mukaddes Kitabı incelemek için dünya çapında hapishaneleri düzenli olarak ziyaret ederler. Bazı hapishanelerde Şahitler haftalık ibadetlerini de yapabiliyor (İbraniler 10:24, 25).
Önceden suç işleyen bazı kişiler eski yaşam tarzlarını bırakıp İsa’nın takipçisi olsalar da, Mukaddes Kitap açıkça ‘kötülüğün çoğalacağından’ söz eder (Matta 24:12). Bu ayrıntı, sonraki makalede göreceğimiz gibi bazı iyi haberler de içeren geniş kapsamlı bir peygamberlik sözünün kısmıdır.
 
 
 
Çok Yakında Suçların “Sonu Gelecek”
“Yakında kötünün sonu gelecek” (MEZMUR 37:10, ).
YARATICIMIZ Yehova Tanrı yarattığı insanlarla yakından ilgilenir; o bazılarının inandığı gibi ilgisiz bir Tanrı değildir (Mezmur 11:4, 5). Üstelik her suçu ve her adaletsizliği görür, insanların dikkatinden kaçanları bile. “Şerirleri ve iyileri gözeterek, Rabbin gözleri her yerdedir” (Süleyman’ın Meselleri 15:3). Bu nedenle kötülerin gerçekten de “kaypak yer”de olduğundan emin olabilirsiniz (Mezmur 73:12, 18).
Diğer taraftan suçsuz ve ahlaken dürüst olan kişiler, yoksul, hatta başkaları tarafından ezilmiş olabilirlerse de harika bir ümide sahipler. Mezmur yazarı Davud şöyle yazdı: “Kâmil insana göz koy, ve doğru adama bak; çünkü akıbet selâmet ehlinindir [“onun geleceği barış dolu olacak”, NW]” (Mezmur 37:37). Bu vaadin çok yakında tüm dünyada gerçekleşeceğini görme ümidine sahip olduğumuzdan bu sözler günümüzde bizler için çok rahatlatıcı olabilir.
 
Son Günlerde Yaşıyoruz
İsa Mesih’in öğrencileri yaklaşık 2.000 yıl önce ona, gelecekle ilgili çok önemli bir soru sordular. Şöyle dediler: “Bize söyler misin, . . . . ortamın sonunun alameti ne olacak?” (Matta 24:3). İsa’nın verdiği ayrıntılı cevap Mukaddes Kitapta Matta kitabının 24, Markos kitabının 13 ve Luka kitabının 21. bölümünde bulunur. Birbiriyle uyumlu olan bu İncil kayıtları şu anki dünyanın son günlerinde savaşların, hastalıkların, büyük depremlerin olacağını ve kötülüğün belirgin şekilde çoğalacağını söyler.
İsa’nın önceden bildirdiği kötü koşullar 1914’te başladı. Tarihçi Eric Hobsbawn’ın Age of Extremes (Aşırılıklar Çağı) kitabında belirttiği gibi 20. yüzyıl “şüphesiz kayda geçen en kanlı yüzyıldı.”
Mukaddes Kitap günlerimizde artan kötülük hakkında şöyle der: “Kötülerin ot gibi bitmesi, ve hep fesat işliyenlerin çiçeklenmesi, onların ebediyen helâk olmaları içindir” (Mezmur 92:7). Evet şu gayet açıktır: Günümüzde kötülüğün ot gibi türemesi aslında kötülerin helâk olmasının yakın olduğunu gösterir. Bu iyi bir haber değil mi? (2. Petrus 3:7).
 
“Salihler Yeri Miras Alır”
Mezmur 37:29’da şöyle der: “Salihler yeri miras alır, ve onda ebediyen otururlar.” O zaman her tür suç ve adaletsizlik artık geçmişte kalacak. Dolayısıyla suçlarla bağlantılı hiçbir şeye, güvenlik alarmlarına, kilitlere, mahkemelere, avukatlara, polislere ve hapishanelere de gerek kalmayacak. Mukaddes Kitap şunu vaat eder: “Önceki şeyler anılmıyacak, ve fikre gelmiyecek” (İşaya 65:17).
Evet, yeryüzü ve insan toplumu daha önce görülmemiş çapta bir değişimden geçecek (İşaya 11:9; 2. Petrus 3:13). Yehova’nın Şahitlerinin sahip olduğu bu ümit güvenilirdir. Onlar sizi, bu ümidin yakında gerçekleşeceğini gösteren kanıtları bizzat görmeye davet ediyor. Unutmayın, Kutsal Yazıları ilham eden Tanrı ‘yalan söyleyemez’ (Titus 1:2).
 
 

MAHKÛMLARA MANEVİ YARDIM
 ABD’deki Yehova’nın Şahitleri yıllardır toplam 4.169 hapishane, mahkûm hastanesi ve uyuşturucu bağımlılığı rehabilitasyon merkezindeki mahkûmlardan mektuplar alıyor. Bazı mahkûmlar Mukaddes Kitaba dayalı yayınlar isterken, bazıları da Mukaddes Kitabı ücretsiz olarak incelemek istiyor. Yeterli durumdaki Şahitler bu kişilerle ilgileniyor. Dünya çapındaki Şahitler, manevi konularda yardım isteyen hem erkek hem de kadın mahkûmlarla Mukaddes Kitabı incelemek için hapishaneleri düzenli olarak ziyaret ediyorlar. Bu kişilerden birçoğu kişiliklerinde olağanüstü değişiklikler yaptılar, İsa’nın takipçileri olarak vaftiz edildiler ve artık kanunlara uygun bir yaşam sürüyorlar.

 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
          
        TR           RO          EN       
 
Reklam  
   
Kategoriler...  
 














































 
 
   
  Contact us...  
 

Bize yazabilirsiniz!

umutluhaber@mail.md

viatavesnica@hotmail.com


 
 
En çok okunan konular...  
 

 
Şimdiye kadar 33874 ziyaretçi (56948 klik) bu siteye bakti...
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=