Ana Sayfa
  Sorularınızı buraya yazabilirsiniz...
  Sorularınızın cevaplarını buradan görebilirsiniz...
  Anketler
  Information
  FORUM
  Armagedon Nedir?
  Cehennemden Korkmalımısınız?
  “Çocuğuma Ne Oldu Böyle?”
  Çocuklara İhtiyaç Duydukları İlgiyi Göstermek
  Depresyon Kişiyi Nasıl Etkiler?
  En Büyük İsim
  Eski Âdetler Günümüz Meksikasında Hâlâ Sürüyor
  Eski Elyazmaları Nasıl Tarihlendiriliyor?
  Evkaristiya Ayinin Ardındaki Gerçekler
  Gençler Tehlikede
  Hakiki Dini Nasıl Bulabilirsiniz?
  Hayata Saygı
  Hayırseverlik Bir Çözüm mü?
  Hıv Açısından Taranmış Kan Güvenli Midir?
  İblis Kimdir?
  İnsanın Kendi Dinini Seçmesi Yanlış mı?
  İnsanlar Mutlu Bir Gelecek Sağlayabilir Mi?
  İsa Aralık Ayında mı doğdu?
  İsa Mesih Kimdir?
  İsa’nın Mucizeleri - Yaşanmış Olaylar mı Yoksa Mit mi?
  İsa’nın Yeryüzündeki Son Günlerini Yeniden Yaşamak
  Kadına Yönelik Şiddet Küresel Bir Sorun
  Kana saygı
  Karşılaştığımız Haksızlıklar Hakkında Tanrı Ne Hissediyor?
  Kocanın Reis Olması Aslında Ne Anlama Gelir?
  Kur'an da başörtüsü kelimesi geçmiyor !
  Kürtaj Kolay Bir Çözüm Değil
  Mukaddes Kitap: Tanrı'dan Bir Hediye
  Mukaddes Kitap Geleceği Bildiriyor mu?
  Müzik Tanrı’dan Bir Armağan
  Neden Birçok İnsan Karamsar?
  Neden İsa Mesih’e İnanalım?
  Neden Varız?
  Ölünce Bize Ne Oluyor?
  Ölümden Sonra Yaşam Var Mı?
  Ruhçuluktan Neden Sakınmalısınız?
  Sahte Dinin Sonu Yakın!
  Saul Isa’nin Takipcilerine Neden Zulmetti?
  Savaş ve Acılar Bir Gün Sona Erecek mi?
  Son Günler Neyin Son Günleri?
  Suçlar Kontrolden Çıktı Mı?
  Şiddete Başvurmak Her Zaman Yanlış mı?
  Tanrı Hakkındaki Hakikat Nedir?
  Tanrı Bizimle Gerçekten İlgileniyor mu?
  Tanrı Ciddi Günahları Bağışlar mı?
  Tanrı İlgisiz ve Duyarsız Biri mi?
  Tanrı Kimdir?
  Tanrı Kendisini Tanımamızı İstiyor
  Tanrı sevgiyse, kötülüğe neden izin veriyor?
  Tanrı Sizden Ne Bekliyor?
  Tanrı’nın İsteklerini Nasıl Öğrenebilirsiniz?
  Tanrı’nın Krallığı Nedir?
  Tanrı'nın Yeryüzüyle İlgili Amacı Nedir?
  Tanrı’nın Nefret Ettiği Davranışlar
  Tanrı’ya Dua ile Yaklaşmak
  Tanrı'ya Yaklaşabilir misiniz?
  Tanrı’yı Memnun Eden Aile Hayatı
  Tanrı’yı Memnun Etmeyen İnanç ve Âdetler
  Yaşadığınız Sorunlar Tanrı’dan Bir Ceza mı?
  Yaşamınızı kader mi yönlendiriyor?
  Yehova—Kimdir?
  Yehova’nın Şahitleri Kimlerdir?
  Yeryüzü Bir Cennet Olacak mı?
  Uyanis!
  Kategoriler

İsa’nın Mucizeleri - Yaşanmış Olaylar mı Yoksa Mit mi?

İsa’nın
Mucizeleri—Yaşanmış Olaylar Yoksa Mit mi?
“Gecenin dördüncü nöbetinde, İsa denizin üzerinde yürüyerek yanlarına geldi.”—Matta 14:25.
DÜNYADAKİ milyonlarca kişi için İsa Mesih’in mucizeler yaptığına inanmak neredeyse Tanrı’ya inanmak kadar önemlidir. İncil yazarları Matta, Markos, Luka ve Yuhanna, İsa’nın yaklaşık 35 mucizesini anlatır. Bununla birlikte, onların kayıtları, İsa’nın daha birçok doğaüstü iş yaptığını da ima eder.—Matta 9:35; Luka 9:11.
Bu mucizeler insanları eğlendirmek amacıyla yapılmadı. Aslında bunlar, İsa’nın gerçekten Tanrı’nın Oğlu ve uzun süreden beri beklenen Mesih veya Maşiah olduğu iddiasının özüydü. (Yuhanna 14:11) Musa esarette olan İsrail milletinin karşısına çıktığı zaman mucize niteliğinde alametler gerçekleştirdi. (Çıkış 4:1-9) Mantıken, Musa’dan daha büyük olacağı peygamberlik edilen Mesih’in de, Tanrısal desteğe sahip olduğunu gösteren bazı alametler yapması beklenecekti. (Tesniye 18:15) Bu nedenle, Mukaddes Kitap İsa’yı, “kudretli işler, hârikalar ve alâmetlerle size [Yahudilere] Allah tarafından tasdik edilmiş olan adam” olarak adlandırır.—Resullerin İşleri 2:22.
Geçmiş zamanlarda insanlar, İsa’nın Mukaddes Kitapta mucizeler gerçekleştiren biri olarak çizilen portresini genelde kuşku duymadan kabul etti. Fakat son yıllarda İncil kayıtları eleştirmenler tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu. Deceptions and Myths of the Bible adlı kitabında Lloyd Graham, İsa’nın suyun üzerinde yürüdüğünü anlatan Mukaddes Kitap kaydına değiniyor ve şunları söyleyecek kadar ileri gidiyor: “Bu olayın harfi anlamda gerçekleştiğine inanmak için çok cahil olmak gerekir, oysa gerçekten de milyonlarca kişi buna inanır. Bir de dünyamızda yanlış olan ne diye merak ediyoruz. Böyle bir cehalet karşısında nasıl daha iyi bir dünya beklersiniz ki?”
 
Olanaksız mı?
Ancak, bu tür eleştiriler makul değildir. The World Book Encyclopedia mucizeyi, “bilinen doğa yasalarıyla açıklanması mümkün olamayan bir olay” olarak tanımlar. Bu tanımlamaya göre, bir renkli TV, bir cep telefonu ya da bir dizüstü bilgisayarı, bir yüzyıl önce bile mucize sayılırdı! Dogmatik düşünüp, sadece şimdiki bilimsel bilgiye göre açıklayamadığımız herhangi bir şeyi olanaksız diye nitelemek makul mü?
Düşünülmesi gereken başka bir etken de şudur: “Yeni Ahit”in yazıldığı orijinal Yunancada, “mucize” için esas olarak “güç” anlamına gelen dü’na·mis sözcüğü kullanıldı. Bu sözcük “kudretli işler” ya da “kabiliyet” olarak da tercüme edildi. (Luka 6:19; I. Korintoslular 12:10; Matta 25:15) Mukaddes Kitap, İsa’nın mucizelerinin ‘Tanrı’nın görkemli gücünün’ bir belirtisi olduğunu söyler. ‘Dinamik enerjinin bolluğuna’ sahip olan Kadirimutlak bir Tanrı için bu tür işler olanaksız mıdır?—İşaya 40:26.
 
Gerçekliğine İlişkin Kanıt
Dört İncil’in yakından incelenmesi, inanılırlıklarına ilişkin başka kanıtlar ortaya koyar. Düşünülmesi gereken bir nokta, bu kayıtların efsanelerden ve peri masallarından belirgin şekilde farklı olduğudur. Örneğin, İsa hakkında ölümünden sonraki yüzyıllarda yayılan sahte öyküleri inceleyelim. Apokrif olan “Tomas İncili” şunları anlatır: “Bu çocuk İsa beş yaşındayken . . . . köyün içinden geçti, ve bir genç koşup İsa’nın omuzuna çarptı. İsa sinirlenip ona şöyle dedi: ‘Yoluna devam etmeyeceksin,’ ve çocuk hemen yere yıkılıp öldü.” Bunun aslında uydurma bir öykü olduğunu anlamak zor değil. Üstelik, burada anlatılan kaprisli ve sinirli çocuk ile Mukaddes Kitaptaki İsa arasında hiçbir benzerlik yoktur.—Luka 2:51, 52 ile karşılaştırın.
Şimdi İncil’deki gerçek kayıtlara bakalım. Bunlar abartmadan ve uydurma fikirlerden uzaktır. İsa, kaprislerini tatmin etmek amacıyla değil, gerçekten var olan bir ihtiyacı karşılamak amacıyla mucizeler yaptı. (Markos 10:46-52) O sahip olduğu güçleri asla kendi yararına kullanmadı. (Matta 4:2-4) Asla gösteriş yapmak amacıyla da kullanmadı. Gerçekten de, meraklı Kral Hirodes, İsa’dan kendisi için bir “mucize” yapmasını istediğinde, “İsa ona hiç cevap vermedi.”—Luka 23:8, 9.
Ayrıca İsa’nın mucizeleri, profesyonel illüzyonistlerin, sihirbazların ve inanç yoluyla tedavi edenlerin yaptıklarından belirgin biçimde farklıdır. İsa’nın kudretli işleri her zaman Tanrı’yı yüceltti. (Yuhanna 9:3; 11:1-4) Mucizeleri, duygusal ayinlerden, büyülerden ve hipnotizmadan uzaktı. “Rabbuni, gözlerim görsün” diye bağıran Bartimeus adında kör bir dilenciyle karşılaştığında, ona sadece, “git, imanın seni kurtardı” dedi. “Ve hemen gözleri gördü.”—Markos 10:46-52.
İncil kayıtları, İsa’nın kudretli işlerini özel bir sahneleme, ışık oyunu ya da sahne donanımı olmadan gerçekleştirdiğini gösterir. Onları genellikle ortalık yerlerde, çok sayıdaki görgü tanığının önünde yaptı. (Markos 5:24-29; Luka 7:11-15) Onun iyileştirme çabaları, günümüzde inanç yoluyla tedavi edenlerin girişimlerinden farklıydı; hastanın imanının sözde az olması yüzünden de olsa, hiçbir zaman başarısızlığa uğramadı. Matta 8:16, “hastaların hepsini iyi etti” der.
Bilgin Arthur Pierson, “Many Infallible Proofs:” The Evidences of Christianity adlı kitabında, Mesih’in mucizeleri hakkında şunları der: “Onların sayısı, yaptığı tedavilerin birdenbire ve tam olma özelliği, ölüleri diriltmeye giriştiğinde bile bir tek başarısızlığın olmaması, o mucizelerle bu ya da başka herhangi bir çağda yapılan sözde harikalar arasında sonsuz bir uçurum oluşturur.”
 
Dindışı Kaynaktan Gelen Doğrulama
Pierson şunları söylerken İncil kayıtlarını destekleyen başka bir kanıt sunar: “Kutsal Yazılardaki mucizeleri doğrulayan hiçbir şey düşmanların sessizliğinden daha göze çarpar değildir.” Yahudi liderler İsa’nın saygınlığını yitirmesini şiddetle arzuluyordu; fakat mucizeleri o kadar iyi biliniyordu ki, düşmanları bunları inkâr etme cesaretini gösteremedi. Yapabildikleri tek şey, bunları cin kuvvetlerinin başarısı olarak yorumlamaktı. (Matta 12:22-24) İsa’nın ölümünden yüzyıllar sonra Yahudi Talmud’unun yazarları, İsa’ya mucizevi güçler atfetmeye devam ettiler. Jewish Expressions on Jesus adlı kitaba göre, onu “sihirbazlık yapan” bir kişi olarak görüp ciddiye almadılar. İsa’nın mucizelerini önemsiz mitler olarak bir kenara atmak biraz olsun mümkün olsaydı, böyle bir yorumda bulunurlar mıydı?
Ek kanıtlar dördüncü yüzyıldaki kilise tarihçisi Eusebius’tan geliyor. The History of the Church From Christ to Constantine adlı kitabında, Hıristiyanlığı savunmak amacıyla imparatora bir mektup yollayan Quadratus isimli birine değiniyor. Quadratus şunları yazdı: “Kurtarıcımızın işleri her zaman görülebilir nitelikteydi, çünkü gerçektiler. İyileştirdiği insanlar ve dirilttiği kişiler, yalnız iyileştirildikleri ya da diriltildikleri anda veya Kurtarıcı aramızda olduğu sırada görülmüş olan değil, ayrılışından uzun bir süre sonra da, her zaman görülebilen kişilerdi. Aslında onlardan bazıları ta benim zamanıma kadar hayatta kaldılar.” Bilgin William Barclay şu gözlemde bulundu: “Quadratus, mucizelerden yararlanan insanların kendi zamanına kadar gerçekten kanıt olarak gösterilebileceğini söylüyor. Bu gerçek olmasaydı, Roma yönetimi için buna yalan damgasını vurmaktan daha kolay bir şey olamazdı.”
Mucizelere inanmak makuldür, akılcıdır ve kanıtlarla tamamen uyum içindedir. Bununla birlikte, İsa’nın mucizeleri sadece ölü bir tarih değildir. İbraniler 13:8 bize şunu hatırlatıyor: “İsa Mesih dün ve bugün ve ebede kadar aynidir.” Evet, o bugün göklerde yaşamakta olup mucizevi güçleri, yeryüzünde bir insan olarak bulunduğu sırada yaptığından çok daha muhteşem şekilde kullanabilecek durumdadır. Ayrıca mucizelerini anlatan İncil kayıtları (1) İsa’nın takipçilerine bugün pratik dersler sağlar, (2) İsa’nın kişiliğinin hayranlık uyandıran yönlerini açıklar ve (3) çok daha harikulade olayların gerçekleşeceği, yakın gelecekteki bir zamana dikkat çeker!
Gelecek makale, bu noktaları örneklemek üzere Mukaddes Kitaptan iyi bilinen üç olay üzerinde duracaktır.
 
İsa’nın Mucizelerinden Alınan Dersler
“ÜÇÜNCÜ gün Galilenin Kana şehrinde düğün oldu . . . . İsa ile şakirtleri de düğüne çağırıldı. Ve şarap eksilince, İsanın anası ona dedi: Şarapları yok.” Bu olay İsa’nın ilk mucizesini gerçekleştirmesine ortam hazırladı.—Yuhanna 2:1-3.
Bu, İsa’nın dikkatini çekmeyecek kadar önemsiz ve sıradan bir sorun değil miydi? Bir Mukaddes Kitap bilgini şunları anlatır: “Misafirperverlik, Doğuda kutsal bir görevdi . . . . Gerçek misafirperverlik, özellikle de bir düğün ziyafetinde, yiyecek ve içeceğin çok bol olmasını gerektirirdi. Bir düğün ziyafetinde bunlar tükenirse, aile ve genç çift, bunun utancını her zaman taşırdı.”
Bu nedenle İsa harekete geçti. “Yahudilerin tathirat âdeti üzre, orada [bulunan] . . . . altı taş küp” gördü. Yemekten önce yıkanma ayini Yahudiler arasında âdetti ve hazır bulunanların ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok miktarda su gerekmişti. İsa, hizmetçilere “küpleri su ile doldurun” emrini verdi. İsa “ziyafet reisi” değildi, ancak doğrudan ve yetki sahibi biri olarak konuştu. Kayıt şöyle devam ediyor: “Ziyafet reisi şarap olmuş suyu tattı.”—Yuhanna 2:6-9; Markos 7:3.
İsa’nın ilk mucizesini düğün gibi sıradan bir ortamda yapması garip görünebilir, fakat bu olay bize İsa hakkında çok şey açıklar. O bekâr bir erkekti ve sonraki fırsatlarda şakirtleriyle bekârlığın yararları hakkında konuştu. (Matta 19:12) Yine de bir düğün ziyafetinde hazır bulunmasından evliliğe tamamen karşı olmadığı anlaşılıyor. O evlilik düzenlemesini destekleyen dengeli biriydi; evliliği Tanrı’nın gözünde şerefli bir şey olarak gördü.—İbraniler 13:4 ile karşılaştırın.
İsa kilise ressamlarının daha sonra onu canlandırdıkları gibi dünya nimetlerinden uzak duran, asık yüzlü bir kişi değildi. İnsanların arasında bulunmaktan sevinç duyduğu açıktı ve onlarla dostça vakit geçirmeye karşı değildi. (Luka 5:29 ile karşılaştırın.) Böylece davranışı takipçileri için bir örnek oluşturdu. İsa, sanki adil olmak neşesiz olmak anlamına gelirmiş gibi, yersiz şekilde ciddi ya da asık yüzlü olmamaları gerektiğini kişisel tavrıyla gösterdi. Tersine, İsa’nın takipçilerine daha sonra şu emir verildi: “Rabde daima sevinin.” (Filipililer 4:4) Bugün İsa’nın takipçileri makul sınırlar içinde eğlenmeye dikkat ederler. Tanrı’ya hizmet etmekten sevinç duyarlar, fakat İsa’nın örneğini izleyerek, toplumsal bir ortamda birbirlerinin arkadaşlığından zevk almak için ara sıra vakit ayırırlar.
İsa’nın şefkatine de dikkat edelim. Bir mucize yapmak zorunda değildi. Bu konuda yerine gelmesi gereken bir peygamberlik yoktu. İsa’nın sadece annesinin duyduğu kaygıdan ve düğünleri olan çiftin düştüğü kötü durumdan etkilendiği için harekete geçtiği anlaşılıyor. Onların duygularını önemsedi ve onları sıkıntıdan kurtarmak istedi. Bu, Mesih’in sizinle—hatta günlük sorunlarınızla bile—gerçekten ilgilendiğine dair güveninizi artırmıyor mu?—İbraniler 4:14-16 ile karşılaştırın.
Her küp ‘iki veya üç metriti su alabildiğinden,’ İsa’nın mucizesi büyük miktarda—muhtemelen 390 litre—şarabı kapsadı! (Yuhanna 2:6) Neden bu kadar çok miktarda şarap gerekliydi? İsa Tanrı tarafından mahkûm edilmiş olan sarhoşluğu desteklemiyordu. (Efesoslular 5:18) Bunun yerine, Tanrısal cömertlik gösteriyordu. Şarap yaygın bir içecek olduğundan, artan miktar başka bir fırsatta kullanılabilirdi.—Matta 14:14-20; 15:32-37.
İsa’nın ilk yüzyıldaki takipçileri, onun cömertliğini örnek aldılar. (Resullerin İşleri 4:34, 35) Yehova’nın kavmi de bugün benzer şekilde ‘vermeye’ teşvik ediliyor. (Luka 6:38) Bununla birlikte, İsa’nın ilk mucizesinin peygamberane önemi de var. Tanrı’nın, açlığı tamamen ortadan kaldırarak cömertçe ‘semiz şeylerden bir ziyafet, eski şaraplardan bir ziyafet’ vereceği, gelecekteki bir zamana dikkat çekiyor.—İşaya 25:6.
İsa’nın fiziksel tedaviyi kapsayan birçok mucizesi için ne söylenebilir? Onlardan ne öğrenebiliriz?
 
Sebt Gününde İyilik Yapmak
“Kalk, yatağını kaldır ve yürü.” İsa bu sözleri 38 yıldan beri hasta olan bir adama söyledi. İncil kaydı şöyle devam ediyor: “Adam hemen iyi oldu, ve yatağını kaldırıp yürüdü.” Bu değişiklikten herkesin memmun olmaması şaşırtıcıdır. Kayıt şunları söylüyor: “Yahudiler İsaya . . . . eza ediyorlardı, çünkü bu işleri Sebt gününde yapıyordu.”—Yuhanna 5:1-9, 16.
Sebt, bir dinlenme ve sevinme günü olarak tasarlandı. (Çıkış 20:8-11) Oysa bu konu, İsa’nın günlerinde insan yapısı baskıcı kurallarla tam bir açmaza dönüşmüştü. Bilgin Alfred Edersheim, Talmud’un Sebt kanunuyla ilgili uzun bölümlerinde, “sağlıklı düşünen biri tarafından ciddiye alınması pek mümkün olmayan meselelerin, sanki dinsel bakımdan hayati önemi varmış gibi ciddiyetle tartışıldığını” yazdı. (The Life and Times of Jesus the Messiah) Hahamlar, bir Yahudinin yaşamının hemen hemen her alanını düzenleyen ve genelde insanların duygularını acımasızca görmezden gelen anlamsız ve keyfi kurallara ölüm kalım meselesiymiş gibi önem verdiler. Bir Sebt kuralı şunu emrediyordu: “Bir bina bir adamın üzerine çökerse ve altında kalıp kalmadığına, hayatta olup olmadığına ya da Milletlerden biri mi, yoksa bir İsrailli mi olduğuna ilişkin kuşku duyuluyorsa, yıkıntıyı onun üstünden kaldırabilirler. Canlı olduğunu anlarlarsa üstünden yıkıntıyı biraz daha da kaldırabilirler; fakat ölmüşse onu bırakırlar.”—Yoma 8:7, The Mishnah, Herbert Danby tarafından İngilizceye yapılan tercümeden alınmıştır.
İsa, böyle kılı kırk yaran kuralcı bir tutuma ne gözle baktı? Sebt gününde yaptığı iyileştirme işleri yüzünden eleştirildiğinde İsa şunları dedi: “Babam şimdiye kadar işlemektedir; ben de işliyorum.” (Yuhanna 5:17) İsa zengin olmak amacıyla dünyevi bir işte çalışmıyordu. Bunun yerine, Tanrı’nın iradesini yapıyordu. İsa, Mesih sıfatıyla, haklı olarak, Tanrı’nın Kanununu bozmadan Sebt gününde de kutsal hizmetlerine devam etmelerine izin verilen Levililer gibi Tanrı’nın verdiği görevleri yerine getirebilirdi.—Matta 12:5.
İsa’nın Sebt gününde yaptığı tedaviler, Yahudi Yazıcıların ve Ferisilerin “pek çok salih,” yani katı ve dengesiz düşünüşlü kişiler olduğunu açığa vurdu. (Vaiz 7:16) İyi işlerin haftanın belirli günleriyle sınırlanması kesinlikle Tanrı’nın iradesi değildi; ne de Tanrı, Sebti boş bir kuralcılık gösterisi olarak tasarladı. İsa, Markos 2:27’de şöyle dedi: “İnsan Sebt günü için değil, Sebt günü insan için oldu.” İsa, keyfi kuralları değil, insanları sevdi.
İsa’nın takipçilerinin de bugün fazla katı ya da kuralcı düşünen kişiler olmaması iyidir. Cemaatte yetkili konumda olanlar, diğerlerine insan yapısı kurallar kabul ettirmekten sakınırlar. İsa’nın örneği, iyilik yapmak için fırsat aramaya da teşvik eder. Örneğin, İsa’nın bir takipçisi asla, Mukaddes Kitap hakikatlerini sadece evden eve hizmeti ya da umumi konuşma esnasında paylaşacağı şeklinde fikir yürütmeyecektir. Resul Petrus, İsa’nın takipçilerine, “sizde olan ümit hakkında sizden her sebep sorana, hilim ve korku ile cevap vermeğe daima hazır olun” diyor. (I. Petrus 3:15) İyilik yapma zamanını sınırlayan koşullar yoktur.
 
Acımaya Dair Bir Ders
Göze çarpan başka bir mucize Luka 7:11-17’de kaydedildi. Kayda göre, İsa “Nain denilen bir şehre gitti; şakirtleri ve ahaliden büyük bir kalabalık kendisile beraber gidiyorlardı.” Bugün bile, modern Arap köyü Nein’in güneydoğusunda mezarlıklar görülebilir. “Şehrin kapısına yaklaştığı zaman,” feryatlarla karşılaştı. “İşte, anasının bir tanecik oğlunun cenazesi çıkarılıyordu; ve kadın dul idi; şehrin bir çok halkı onunla beraberdi.” H. B. Tristram, eski zamanlardan bu yana “cenaze kaldırma yönteminin değişmediğini” belirtip şunları ekliyor: “Parayla tutulan ağlayıcı kadınların ardınca tabutun önüsıra yürüyen kadınlar gördüm. Kederlerini delice jestlerle göstererek kollarını sallıyor, saçlarını yoluyor ve ölen kişinin ismini haykırıyorlardı.”—Eastern Customs in Bible Lands.
Böyle gürültülü bir karmaşanın ortasında, büyük acısı yüzünden okunan kederli bir dul kadın yürüyordu. Kocasını daha önce kaybettiğinden, oğlunu, yazar Herbert Lockyer’in deyişiyle “ihtiyarlığındaki desteği ve yalnızlığına teselli—evinin dayanağı ve direği olarak” görüyordu. “Biricik oğlunu kaybettiği zaman, kalan son desteği de yok olmuştu.” (All the Miracles of the Bible) İsa’nın tepkisi ne oldu? Luka’nın etkili anlatımına göre, “Rab anayı görünce, ona acıdı, ve kendisine: Ağlama, dedi.” “Acıdı” ifadesi, harfi olarak “bağırsaklar” anlamına gelen Yunanca bir kelimeden gelir. “İçindeki duyguların harekete geçmesi” anlamını taşır. (Vine’s Expository Dictionary of Old and New Testament Words) Evet, İsa’nın duyguları varlığının en derin noktalarında harekete geçti.
İsa’nın kendi annesi de büyük olasılıkla o sırada duldu; böylece, herhalde, üvey babası Yusuf’u kaybetmenin getirdiği acıyı biliyordu. (Yuhanna 19:25-27 ile karşılaştırın.) Dul kadının İsa’dan bir şey dilemesine gerek yoktu. Musa Kanununa göre ölüye dokunmak kişiyi murdar etmesine rağmen, İsa kendiliğinden “yaklaşıp tabuta dokundu.” (Sayılar 19:11) İsa mucizevi güçleriyle murdarlığın nedenini ortadan kaldırabilirdi! “İsa dedi: Ey genç, sana diyorum: Kalk. Ölü kalktı, oturdu, ve konuşmağa başladı. İsa onu anasına verdi.”
Acıma konusunda ne heyecanlandırıcı bir ders! İsa’nın takipçileri, “son günlerde” gösterilen sevgisiz ve soğuk tutumları örnek almamalıdır. (II. Timoteos 3:1-5) Tersine, I. Petrus 3:8 şöyle teşvik eder: “Velhasıl, hepiniz hemfikir, derttaş, kardeş seven, şefkatli . . . . olun.” Tanıdığımız biri ölümle ya da ciddi bir hastalıkla karşılaştığında, bir diriltme eyleminde bulunamayız ya da hastayı iyileştiremeyiz. Fakat belki sadece yanlarında bulunup onlarla birlikte ağlayarak, pratik yardımda bulunup teselli edebiliriz.—Romalılar 12:15.
İsa’nın gerçekleştirdiği bu etkileyici diriltme olayı geleceğe, yani ‘anılma mezarlarında olanların hepsinin onun sesini işitip çıkacakları’ bir zamana işaret eder! (Yuhanna 5:28, 29) Dünya çapında sevdiklerini kaybetmiş olanlar, ölmüş olan anneleri, babaları, çocukları ve dostları mezardan çıktığında, İsa’nın gösterdiği acımayla ilgili kişisel deneyime sahip olacaklar!
 
Mucizelerden Alınan Dersler
Öyle ise, İsa’nın mucizelerinin sadece heyecan verici güç gösterileri olmadığı açıktır. Bunlar, Tanrı’yı yücelttiler; böylece ‘Tanrı’yı yüceltmeye’ önemle teşvik edilen İsa’nın takipçileri için bir örnek oluşturdular. (Romalılar 15:6) İyilik yapmaya, cömertlik ve acıma göstermeye teşvik ettiler. Daha önemlisi, bunlar Mesih’in Binyıllık Hükümdarlığı boyunca yapılacak kudretli işleri tanıtan olaylardı.
İsa yeryüzünde bulunduğu zaman, kudretli işlerini coğrafi açıdan nispeten küçük bir bölgede yaptı. (Matta 15:24) İzzetlendirilmiş Kral olarak yetkisi ise, tüm dünyaya erişecektir! (Mezmur 72:8) İsa yeryüzündeyken mucizevi şekilde iyileştirilen ve diriltilen kişiler zamanla öldüler. Oysa, gökteki krallığı altında günah ve ölüm tamamen ortadan kaldırılarak ebedi hayatın yolu açılacak. (Romalılar 6:23; Vahiy 21:3, 4) Evet, İsa’nın mucizeleri görkemli bir geleceğe işaret eder. Yehova’nın Şahitleri, milyonlarca kişinin bu geleceğin bir parçası olmak yönünde gerçek bir ümit beslemesine yardım etti. O zaman gelene kadar, İsa Mesih’in mucizeleri yakında gerçekleşecek şeylerin zevkini önceden tatmamızı sağlıyor!
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
          
        TR           RO          EN       
 
Reklam  
   
Kategoriler...  
 














































 
 
   
  Contact us...  
 

Bize yazabilirsiniz!

umutluhaber@mail.md

viatavesnica@hotmail.com


 
 
En çok okunan konular...  
 

 
Şimdiye kadar 33153 ziyaretçi (55521 klik) bu siteye bakti...
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=